TANRI’NIN ZILGITI

    Yaz dedi kadın, kız çocuğu ellerini göğsüne kavuşturmuş ateşli sözleriyle anlam karmaşası yaratırken. Kadının küçük gözlerindeki buz kitlelerine bakıp aynı anı yaşamadıklarını fark edeli çok olmuyordu. O ateşli sözlerin buz kitlesinde uslu bir dumana çalınışıyla sersemleyen kız çocuğu öfkesini yutkunurken yanan gözlerini çevirdi mermer zemine. Kustu gözleri acıyı, için için kaykıldı özündeki sevgisizlik. […]

Read More TANRI’NIN ZILGITI

HU

Yürüdü, genç adam. Mat kırmızı dudaklarının kenarında iki derin çizgide saklıydı adı. Bundan yaklaşık bin dokuz yüz dakika önce kaybetti umudunu. Doksanların laneti demişti kadın. Bırakmaz peşimizi… Hularını  anımsadı deli Bekir’in. Kış gecelerinde devriye gezen sert bakışlı ve göbekli bekçiyi yumurtladı zihni, o gecelerin gündüzlere çalınışında mahalleninin guduh adını taktıkları yaratık yutardı bekçiyi. Her akşam da […]

Read More HU

KILIKSIZ HERİF

  Haki rengi kaşkolumun üzerinde geçmişin ayak izleri, birkaç sigara yanığı, birazcık kadın birazcık balık birazcık bira kokusu; keşmekeş asılı boynumda. Ellerim nasırlı, tırnaklarımı kemirmiş mantarla dostum her daim. Hülyalı bakışlarıyla midemi bulandıran kokoş ve kız kurusu Nazmiye geçer aklımdan, denizin köpükleri vurur betona. Aşamaz… Aşamam… Çenemdeki jilet kesiğinin üzerine vurur İstanbul hanımefendilerinden daha haşin […]

Read More KILIKSIZ HERİF

Deniz Kızlarının Türküsü

  Tutsaktı düşlerimiz, sert bakışlar altında yumuşardık; ovale yakın elips kesilirdik. Ama içimizdeki sövgüde birleşir, sinsi bir kasırga gibi hiç olmadık yerde devleşirdik. Sivriydi dilimiz, Şahmeran’ın kanından yudumlamışçasına tıslar; Medusa’nın saçlarıyla gizlerdi çıplaklığını kelimelerimiz. Okyanus dibinde gömülü bir medeniyetin varisiydik de sanki, kutsal bir ruhun taşıyıcısıydı bedenimiz. Deniz kızlarının türküleriydi her gece darmadağın o evde […]

Read More Deniz Kızlarının Türküsü

ÖTENAZİ

  “Bir şarkının son notasında buldum seni, başa sardım. Gitmiştin, kaçırdım.” Bir daha hiç bulamadım. O kadar arandım ki, kirlendi kulaklarım sensiz bestelerle; harcandım gecelerce. Hissettin mi adını tekrarlarken burkulan kalbimin istikrarsız çırpınışını? Bir arayıştı bu, çatma kaşlarını, o kaviste düşer kırılır umutlarım. Yine farklı bir his doldu içime, sensi… Kızma ama seni hiçbir zaman […]

Read More ÖTENAZİ

Sığıntı

  Şehrin gecesi en kesif sokağında, dudaklarıma asılmış ifritlerle… Telefonuma gelen mesaj buydu, saat: 03:29. Ellerimin benden bağımsız gardıroba yöneldiğini, iki parça kıyafeti bedenime giydirdiğini gördüm. Sonra bir puslu aynanın karşısında sarıya çalmış tenimi, içlerinde karamsarlığın rüzgarına boyun eğmiş titrek mum alevlerini taşıyan siyah gözlerimi seyrettim; aynadaki kadın keskin yüz hatlarının bitiminden başlayan tatlı bir […]

Read More Sığıntı

YİTİRİLENLER

  Ala kuşun camsı gözlerin de… Tırnakları kemirilmekten su toplamış etlere dönüşen parmaklarım da… Siyahın içine şarap kırmızısı bulaşmış geceler de… Sivri çenenin altında baş göstermiş kirli sakallar da… O gün de… Çok çok küçükken bir gece yastığıma saçılmış saçlarımın bitiminden başlayan soluk gri boşluğa düşürdüğüm bir şeyler var. Aklımın ucundan düşüp yitirdiğim simalar… Bir […]

Read More YİTİRİLENLER